KURUMSAL Kurucumuz Eğitim Felsefesi Yönetim Kadrosu BUEK EĞİTİM ÖĞRETİM Okul Öncesi İlkokul Ortaokul Lise OKULLARIMIZ YENİ KAMPÜSLER UĞURLU OLMAK Sorularla Uğur Okulları U Mag Newsletter Uğur Sınava Hazırlık Merkezi Eğitime Teknolojik Destek Uğur International U-Tigers Club U Store Duyurular ve Haberler Basın Odası Blog İnsan Kaynakları Bize Ulaşın Tanıtım Filmi

Nedir Bu Siber Zorbalık?

13.02.2021 - Uğur Okulları

Sosyal medyayla birlikte hayatımıza giren kavramlardan biri de siber zorbalık, ya da İngilizce karşılığıyla söylersek ‘cyberbullying’ oldu. Sosyal medyaya büyük önem atfeden herkesin psikolojisini olumsuz etkileyen bu kavramı yakından tanıyalım istedik. Tabii bazı önlemler de sıraladık!

Hafta sonu arkadaşınızla buluştunuz ve bir yerde kahve içerken ‘selfie’ çekip Instagram’da paylaştınız. Okulda çok muhabbet etmediğiniz bir arkadaşınız da fotoğrafınızın altına sizi küçük düşürecek bir yorum yaptı. Tuttuğunuz takımın maçını izlerken Twitter’ı açtınız ve o anın heyecanıyla takımınızı övecek bir paylaşım yaptınız. Paylaşımınızın altına hiç tanımadığınız insanlar kötü yorumlar yazmaya başladı. Hatta küfürlü sözler kullanarak kişiliğinize laf etti. Ya da sokakta yürürken sizi durdurup anket yapan genç birine anket için telefon numaranızı verdiniz. Sonrasında ise hiç tanımadığınız insanlar sizi telefonla aramaya, mesajlar göndermeye hatta taciz etmeye başladı. İşte günlük hayatımızda artık neredeyse alışkın olacağımız bu olaylar siber zorbalığın örneklerinden sadece birkaçı. Son zamanlarda internet kullanımının daha da arttığına dair haberler duyuyoruz. Artık herkesin sosyal medya sitelerinde mutlaka bir tane, çoğu zaman birden fazla hesabı var. Facebook’tan Instagram’a, Twitter’dan Snapchat’e, hatta YouTube’dan Periscope’a say say bitiremeyeceğimiz kadar çok sosyal medya siteleri ve uygulamaları mevcut. Gün geçtikçe bu uygulamaların sayıları da artmaya devam ediyor. Peki neredeyse tüm gün gezindiğimiz bu sosyal medya sitelerinde her 100 kişiden 41’inin maruz kaldığı bu siber zorbalık da nedir? Telefonda, mesajla, sosyal medyada, oyunlarda ya da diğer uygulamalarda, yani insanların paylaşım yaptığı internet ortamlarında karşı tarafın negatif, zarar verici, küçük düşürücü veya yanlış hareketleriyle kişiyi rahatsız etmesine siber zorbalık deniliyor. Hatta kişisel sayılan bir bilginin paylaşılması veya “stalklamak” olarak tabir ettiğimiz sosyal medya hesaplarından gizlice takip etmek bile siber zorbalık olarak kabul ediliyor. Yani artık Instagram’da veya Twitter’da birilerini “stalklarken” iki kez düşünmek gerekebilir! Haydi biraz da sayılarla konuşalım. Yapılan araştırlamalar gösteriyor ki gençlerin neredeyse %43’ü internette siber zorbalık mağduru olmuş. Hatta 4 gençten biri ise bunu birden çok kez yaşamış. Araştırmalara göre öğrencilerde bu oran %70’e yükseliyor. Mesajla veya sosyal medya aracılığıyla adeta ‘klavye delikanlılığı’ yapıp başkalarını rahatsız etmenin yüz yüze yapılan zorbalıktan çok daha kolay olduğunu düşünen gençlerin oranı da bir hayli yüksek. Gençlerin %68’i ise bu siber zorbalığın büyük bir problem olduğuna inanıyor. 

Peki özellikle Amerika’da zorbalığa maruz kalan gençlerin sayısının çok yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Amerika’nın en büyük sorunlarından biri olan zorbalık olayları gençlerin psikolojik bunalımlar yaşamasına ve okullardaki şiddet olaylarının artmasına neden oluyor. Bu nedenle Amerika’da zorbalıklara karşı yasalar güçlendirilmeye çalışılıyor ve zorbalıktan korunabilmek için eğitimler veriliyor. Hatta bu konuda gençlere el uzatan pek çok yardım kuruluşu bile var. Konuyla ilgili çekilmiş olan film ve diziler de var. “Game of Thrones” dizisinden Arya olarak tanıdığımız Maisie Williams’ın başrolde olduğu “Cyberbully” isimli TV filmi 2015’te çıktı. Son bir senenin en çok konuşulan dizilerinden olan “13 Reasons Why” isimli dizi ise yaşadığı zorbalıklardan dolayı intihar etmiş olan genç bir kızın hikayesine odaklanıyor. 

Bizim ülkemizde de sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte yükselmeye başlayan bu siber zorbalık olayları özellikle gençleri hedef almış gibi görünüyor. Bazen bu tacizler gençlerin okul hayatını hatta yaşamını etkileyebilecek seviyeye gelebiliyor. Unutmayın, siber zorbalık maruz kalan herkesi olumsuz etkiler. Sosyal medyayı, interneti hayatımızın bu kadar önüne koymamak ve bu zorbalıkların psikolojimizi aşağı çekmesine izin vermemek en önemlisi.

SİBER ZORBALIKTAN NASIL KORUNURUZ?

- Online ortamlarda adres, e-posta adresi, telefon numarası gibi kişisel adresleri mümkün olduğunca paylaşmayın.
- Kimseyle hesap şifrelerinizi paylaşmayın. Sosyal medya sitelerinde güvenlik ayarlarınız “herkese açık” ise onu sadece tanıdığınız kişilere açık olarak düzeltin. Ara sıra Google’da kendi isminizi aratarak internette hakkınızda ne kadar bilginin çıktığını kontrol edebilirsiniz.
- Kendi fotoğrafınızı internet ortamında paylaşırken çok dikkat edin. Çünkü fotoğrafınız herkes tarafından kullanılabilir, paylaşılabilir veya değiştirilebilir!
- Sizi rahatsız eden kişilere cevap vermeyin. Bu, durumu sadece kötüye götürür. Onları görmezlikten gelmeye çalışın.
- Sizi rahatsız edecek mesajlar atan kişileri hemen bloklayın.
- Taciz ve zorbalık mesajlarını, resimlerini, yorumları ve videolarını delil olması için mutlaka kaydedin veya yazıcıdan bastırın. Gönderilen mesajların saatini ve ayrıntılarını not edin.
- Düzenli olarak tacize uğruyorsanız profil isminizi veya profilinizi değiştirmeyi düşünebilirsiniz.
- Eğer siber zorbalığa maruz kalıyorsanız asla bunu hafife almayın. Bu ciddi bir suçtur ve bildirilmesi gerekir.

Kaynak: Uğur Okulları Gençlik ve Kariyer Dergisi U MAG, Sayı 3, Mart- Nisan 2018

#Teknoloji #Yaşam
Sizi Arayalım
×
Sizi Arayalım
Sizi Arayalım
×
Sizi Arayalım